Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde Türk Kuruyemiş ve Organik Ürünlerin Başarısı Tartışıldı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açılış konuşmasını yaptığı Uludağ Ekonomi Zirvesi, bu yıl 13. kez Sapanca'da iş dünyası liderlerini ve akademisyenleri bir araya getiriyor. Zirvenin ikinci gününde çeşitli panellerde ele alınan konulardan biri de Türkiye'nin gurur kaynağı olan kuruyemiş ve organik ürün ihracatındaki artış oldu.

Panelde konuşan Orgibite CFO'su Gökçen Şeker, Türkiye'nin 3 kıtada yer alan 30 farklı ülkeye kuruyemiş, kuru meyve ve bakliyat ihraç ettiğini açıkladı. Şeker, kuru meyve kategorisinde tüketicilerin en çok kayısıyı, kuruyemişte ise Antep fıstığını tercih ettiğini belirtti. Türk ürünlerini diğerlerinden ayıran en önemli özelliğin ise organik tarım yöntemlerine dayalı olarak üretilmeleri olduğunu vurguladı.

Organik Ürünler Türk İhracatında Öne Çıkıyor

Organik tarım yöntemleriyle yetiştirilen Türk kuru meyve ve kuruyemişinin global pazarda giderek daha fazla tercih edildiğini ifade eden Şeker, bu durumun Türkiye'nin tarım ve ihracat sektörleri için önemli bir başarı olduğunu söyledi.

Zirve, Sektöre Katkı Sağlıyor

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasına ve farklı sektörlerin gelişmesine katkı sağlayan önemli bir platform olduğunu belirten katılımcılar, bu tür zirvelerin daha sık düzenlenmesi gerektiğini de ifade ettiler.

Kulu Kaymakamı Canpolat Muhtarlarla Buluştu: Hizmetler ve Kadına Şiddete Karşı Mücadele Ele Alındı Kulu Kaymakamı Canpolat Muhtarlarla Buluştu: Hizmetler ve Kadına Şiddete Karşı Mücadele Ele Alındı

“En büyük fark organik tarım yöntemlerine dayalı olarak yetiştirilmeleri”

Panel sonrası açıklamalarda bulunan Orgibite CFO'su Gökçen Şeker, Türkiye'den ihraç edilen kuru meyve ve kuruyemişlere en yoğun talebin Amerika Birleşik Devletleri'nden geldiğini belirtti. Avrupa Birliği ülkeleri, Orta Doğu ve Asya pazarlarındaki ülkelerin de Türk ürünlerine ilgi gösterdiğini vurgulayan Şeker, bu durumun Türkiye'nin tarımsal potansiyeli ve ürün kalitesinin global pazarda rekabet avantajı sağladığını ifade etti.

Türk organik ürünlerinin diğerlerinden farkının, organik tarım yöntemlerine dayalı olarak yetiştirilmesi olduğunun önemini anlatan Şeker, "Sağlık bilincine sahip tüketicilerin tercih sebebi haline geldi. 2023 yılında hem organik hem de konvansiyonel ürün ihracatında önemli bir artış yaşandı. Bu artışın devam edeceğine inanıyoruz. 2024’ün ikinci yarısı ve 2025 yıllarında organik kuru meyve, kuruyemiş ve bakliyat ihracatını artırarak global pazardaki varlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

Dijital dönüşümün, hem iç pazarda hem de dış pazarda rekabet gücünü artırdığını vurgulayan Şeker,"Türk organik ürünlerinin tanınırlığını artırdık. İhracat rakamlarını artırmak için, kalite standartlarının yükseltilmesi ve pazar çeşitliliğinin önemli olduğunu biliyoruz. Markalaşma çalışmalarını önemseyerek lojistik süreçlerde de verimliliği arttırdık. Ar-Ge yatırımları ve yeni pazarlara açılım da ihracatı artırmak için etkili stratejilerdir. Bununla birlikte, organik ürün ihracatını artırmak için, sektör olarak organik tarımın teşvik edilmesi ve organik ürünlerin sertifikalandırılması önemli. Pazarlama ve markalaşma çalışmalarıyla organik ürünlerin bilinirliğinin artırılması ve yeni pazarlara açılım sağlanması gerekmektedir" dedi. (İHA)