Görme engelli bireylerin topluma kazandırılması ve eşitlik sağlanması gerektiğinin altını çizen Başkan Devecioğlu; “En geniş anlamda iletişime erişim bilgiye erişimdir ve eğer biz görme engellileri küçümseyen, gören insanlar tarafından hor görülmeye veya himaye edilmeye devam etmeyeceksek, bu bizim için hayati önem taşır. Acınmaya ihtiyacımız yok, savunmasız olduğumuzun hatırlatılmasına da gerek yok. Eşit muamelesi görmeliyiz ve iletişim bunun sağlanmasının yoludur.” ifadelerini kullandı.4 ocak dünya braille günü

Türkiye-Arnavutluk Dostluğu Güçleniyor: 6 Anlaşmaya İmza Atıldı Türkiye-Arnavutluk Dostluğu Güçleniyor: 6 Anlaşmaya İmza Atıldı

Braille alfabesinin görme engelli bireyler için önemine vurgu yapan Devecioğlu; “Braille alfabetik ve sayısal sembollerin dokunsal bir temsilidir ve her harf ve sayıyı ve hatta müzikal, matematiksel ve bilimsel sembolleri temsil etmek için altı nokta kullanır. Braille, görme engelli ve az gören kişiler tarafından görsel yazı tipinde basılan kitap ve süreli yayınların aynısını okumak için kullanılır. Dünya Braille Günü, sıradan ve özel yetenekleri olan insanlar arasındaki büyük uçurumu kapatmaya çalışan Braille dilinin farkındalığını artırmayı amaçlamaktadır. Braille okuryazarlığı bir sosyal adalet sorunudur. Erken Braille eğitimi, görme engelli bireyler arasında okuma-yazma, eğitim ve istihdam için çok önemlidir.” açıklamasını yaptı.  

Görme engelli bireyler için daha yaşanılabilir şehirler oluşturulmasını talep eden Başkan Selman Devecioğlu; “Dünyada 39 milyon insan hiç görmüyor, 253 milyon kişinin ise bir tür görme engeli var. Braille Alfabesi bu insanlar için alfabetik ve sayısal sembollerin taktiksel bir sunumunu sağlıyor ve görme engeli olan kişiler de diğer insanların okudukları kitap ve düzenli yayınları bu alfabe sayesinde okuyabiliyorlar.  Braille, bir yüzeyde dokunmalarla tanınabilen harfleri temsil etmek için çıkıntı ve girinti kullanan bir koddur. Görme engelli bireylerin ve farklı yetilere sahip diğer engelli bireylerimizin büyük bir kısmı hâlâ tecrit edildiği evden, kapalı kurumlardan dışarı çıkamıyor. Bastonuyla dışarı çıkabilenler ise her türlü riski alarak bağımsızca bir yere gidip gelebiliyor. Ama bunu yaparken, evrensel tasarım mantığıyla hareket edilmediğinden 10 saniye sonra ölecekmiş gibi hareket ederek yaşıyoruz. Çünkü kılavuz çizgiler, asansörler, yürüyen merdivenler gibi engelli bireyler için planlanmış alanların inanılmaz derecede gasp edildiği bir ortamda yaşıyoruz sonuçta. Görme engellilerin kendilerini daha fazla fark ettirmesi, daha fazla talepkâr olmasıyla değişim gerçekleşecek diye düşünüyorum. Engelli bireylerimizin dahil olacağı yeni bir toplumsal dayanışma ağı inşa edileceği günlerin gelmesini umut ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle başta görme engelli bireylerimizin 4 Ocak Braille Günü’nü kutluyorum.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.